“Hayır” diyen Hakemi açığa aldılar

Sinop’ta 3 yıldır hakemlik yapan İlker Şahin, sosyal medyada yaptığı “hayır” içerikli paylaşımı siyasi içerikli olduğu gerekçesiyle açığa alındı. Geçtiğimiz günlerde Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören “evet” mesajı vermişti.

“Hayır” diyen Hakem açığa alındı 

Merkez Hakem Kurulu Başkanı Yusuf Namoğlu tarafından aranarak açığa alındığı bildirilen Şahin’in yazılı bildirim yapılması talebi ise tehditle karşılık buldu. 

“Hakemliğin yanar sen hiç bir şey yapmadan bekleyeceksin” denilen Şahin, Sendika.Org’a yaptığı açıklamada fikirlerinin sonuna kadar arkasında olduğunu belirtti.

“Demirören’inki değilse benimki neden suç?”

Çifte standart uygulandığını söyleyen Şahin; “Yıldırım Demirören’in Türkiye Futbol Fedarasyonu Başkanı olarak kamuya açık bir şekilde “evet” açıklaması yapması suç değilken benim bireysel sosyal hesaplarımdan yaptığım açıklamalar mı yoksa “hayır” demem mi siyasi propaganda olarak karşıma çıktı. Eğer “evet” deseydim belki de ödüllendirilecektim. Ben fikirlerimin sonuna kadar arkasındayım hayır, hayır,hayır!” dedi.

Bahçeli’nin görevi Kürdistan’ın kurulmasına hizmet mi?

Gazeteci yazar Rıza Zelyurt, Erdoğan’ı Başkan yapmak isteyen MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye kendi sözleriyle yüklendi...

‘Bahçeli’nin görevi
 Kürdistan’ın kurulmasına hizmet etmek’
Bahçeli’nin temel görevinin Kürdistan’ın kurulmasına yardım etmek olduğunu iddia eden Zelyurt, “Amerika’nın ünlü BOP planına göre bölgemizdeki ülkeler parçalanarak böyle bir devlet yaratılacaktır. Bahçeli’nin derdi birilerinin sandığı gibi koltuk değil, NATO’dan aldığı bu özel emre hizmettir…” dedi...

Rıza Zelyurt’un Aydınlık’taki “Erdoğan’dan Cumhurbaşkanı olmaz” başlıklı yazısı şöyle:

“Bunları ben demiyorum Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın şu anki en büyük ortağı diyor. Ve bakın neler diyor:

“Buradan muhataplarına ilan ediyorum ki!
Önce özerkliğe, arkasından Kuzey Kürdistan’a açık kapı bırakandan Cumhurbaşkanı olmaz.
Türkiye’yi birbirine düşürmeye azmeden, toplumu kamplara ayırandan Cumhurbaşkanı olmaz.

Şehitlerin vebalini ve kanını taşıyan bebek katili ile müzakere yapan, teröristlere kucak açandan Cumhurbaşkanı olmaz.

Vatanı bölme, milleti 36’ya ayırma hedefinde olandan Cumhurbaşkanı olmaz.
Twitter’ı engelleyen, You Tube’u kapatan, kişisel hak ve hürriyetleri budayandan Cumhurbaşkanı olmaz.

Hukuka saldırandan, adaletten kaçandan, rüşvetçilere ve hırsızlara kol kanat gerenden Cumhurbaşkanı olmaz.

Villalara balya balya dolar yığandan, kamu arazilerini zimmetine geçirenden, evdeki parayı sıfırlarken haysiyet ve inandırıcılığını da sıfıra düşürenden Cumhurbaşkanı olmaz.
Türk Silahlı Kuvvetlerine kumpas kurandan başkomutan olmaz.

Türklüğü reddeden, TC’yi silen, milliyetçiliği ayaklar altına alan bir inkârcıdan Türkiye’ye Cumhurbaşkanı olmaz, olamaz, olmayacaktır.

(…) Her vatan evladı Cumhurbaşkanı olabilir; ne var ki Recep Tayyip Erdoğan olamaz!”

NE OLDU BU BAHÇELİ’YE?

Bunları söyleyen ben değilim; MHP Genel Başkanı olduğu dönemdeki Devlet Bahçeli…
Peki ne oldu, ne değişti de bu Bahçeli şimdi bu Erdoğan’ı padişah yetkisiyle donatmaya çalışıyor?

Bahçeli’nin temel görevi, Kürdistan’ın kurulmasına yardım etmek… Amerika’nın ünlü BOP planına göre bölgemizdeki ülkeler parçalanarak böyle bir devlet yaratılacaktır.
Bahçeli’nin derdi birilerinin sandığı gibi koltuk değil, NATO’dan aldığı bu özel emre hizmettir…

SADECE ŞU 3’Ü…

Devlet Bahçeli, Türk milliyetçilerini kötürüm etmekle görevlendirilmiş bir kişidir. Bu iddiamızın bir suçlama değil gerçek olduğunu onun diğer işleri de ispat etmektedir.
Ülkü Ocakları’nı işlevsiz hale getiren, buradaki gençlerin AKP’ye kaymasına yol açan Bahçeli’dir…

Türk Dünyası Kurultayı’nı battal ederek Türklüğe darbe indiren Bahçeli’dir.
Ülkücüleri buluşturan Erciyes Zafer Kurultayı’nı sona erdirerek Ülkücü kesimi ülkülerinden kopartan Bahçeli’dir.

Ey MHP’li gençler! Ne zaman bu durumun farkına varacaksınız ve ne zaman bu Bahçeli’ye, “Yeter söz Türk milliyetçilerinin!…” diyeceksiniz?

PÜSKEVİT DE TÜRKÇE DEĞİL

Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı savunmak için öyle gülünç durumlara düşüyor ki, sormayın… Bu değişiklikle Cumhurbaşkanı’na diktatör yetkisi verildiğini söyleyenleri yalanlamak için dediğine bakın:

– Diktatör Türkçe değil. O yüzden Türkiye’de diktatörlük olmaz…
İyi ama Bahçeli bey:
”püskevit” de Türkçe değil ama Türkiye’nin her yeri bisküvi dolu.
Cumhuriyet de Türkçe değil ama 1923 yılında kurduk biz o rejimi…
Sayende şimdi o rejimi yıkmaya çalışıyorlar…

TÜRKİYE’NİN DÜNYADAKİ YERİ

AKP’liler 15 yıldır Türk milletine sürekli yüksek perdeden yalanlar söylediler ve kandırdılar. Örneğin lider ülke Türkiye palavrası da bunlardan birisi…

Halbuki Türkiye’nin dünyadaki yeri AKP iktidarları döneminde sürekli düştü. Demokraside, üretimde, üretilen değerlerin bölüşümünde, çevre korumada, kadın haklarında, ortak değerlerde buluşmada, eğitimde, insan haklarında, insani gelişmişlikte hep geriye gittik.

Küresel ölçekte yapılan değerlendirmelere göre, Türkiye artık dünyanın en tehlikeli son 6 altı ülkesi içinde bulunuyor. Suudi Arabistan, Tunus, Mısır, Lübnan, Ürdün gibi ülkelerin düzeyinde gösteriliyoruz. ABD ve İngiltere aldıkları kararla Türkiye’yi güvenirlik açısından en tehlikeli 6 ülkeden birisi saydılar.

Bu tehlikeli düşüşü, AKP propagandacıları, “Dünya bizi çekemiyor!” yalanı ile saklamaya çalışıyorlar.

Uyanın ey AKP’li kardeşlerim!

16 Nisan’da sandıklardan evet çıkar ise Türkiye bir Orta Çağ ülkesi haline getirilecek… Böyle bir ortamda sizin çocuklarınızın da yaşaması mümkün olmayacak…

DON PARASINI PARTİSİNE ÖDETEN SİYASETÇİ

-Bir bilmecem var çocuklar!
-Haydi sor, sor nedir?
-Şimdilerde muhalefete karşı esip gürleyen… Eskiden bir partinin genel başkanı bile olan… İddiaya göre, kullandığı donun parasını bile partisine ödeten… Şimdi vatan kurtaran aslan havalarında konuşan… Siyasetçimiz kim olabilir?”

Bekir Bozdağ ‘pes’ dedirtti

Geçmişte Fethullah Gülen'le ilgili övgü dolu açıklamalar yapan, 15 yıllık iktidarlarında devleti bütün kurumlarıyla FETÖ'ye teslim eden hükümetin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CHP'yi suçladı.


Bekir Bozdağ’dan ‘pes’ dedirten açıklama!


Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Bayrampaşa'da "İç Anadolu Bölgesi Hemşehri Buluşması"na katıldı. Programa Bakan Bozdağ'ın yanı sıra AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Bürge, Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydıner katıldı.


ŞAKA GİBİ AÇIKLAMA: 

YARGIYI FETÖ'YE TESLİM ETMELERİNİN 
SORUMLUSU OLARAK CHP'Yİ GÖSTERDİ

DHA'nın haberine göre, Bekir Bozdağ, "Biz 2010 anayasa değişikliğinde yargının kimsenin eline geçmemesi sağlayacak bir mekanizma kurduk, bir düzen kurduk. Ama bu kurduğumuz mekanizmayı o zaman CHP, Anayasa Mahkemesi'ne götürdü, iptal ettirdi. 'Her bir hakim ve savcı HSYK üyeliği için bir kişiye oy verecek' kuralı vardı, bunu seçme hakkının önünde engel görüp iptal ettirdi.

Ortaya çıkan olumsuzluk, Ak Parti'nin anayasada yaptığı değişikliğin sonucu değildir. Bu CHP'nin Anayasa Mahkemesi'ne götürdüğü iptal davasının zorunlu sonucudur. FETÖ'nün Türk yargısının içerisinde güç sahibi, yetkisi sahibi olmasını sağlayan adımın faili ve müsebbibi CHP'dir. Böyle bir düzen olmasın, bunu engellemek istedik CHP'nin çıkardığı engelle başaramadık.

İki seçim yaşadık, hakimlerle, savcılarla, HSYK ile konuşan ve onların taleplerini bilen biri olarak bana söyledikleri şey şu; Türkiye üçüncü defa böyle bir seçimi yaşamasın. Eğer Türkiye HSYK'yı aynı usulde seçerse, hukuk devleti de, yargı bağımsızlığı da, adalet de bundan en büyük zararı görür"
diye konuştu.


FETHULLAH GÜLEN'İ BÖYLE ÖVMÜŞTÜ:



.

Süleyman Soylu’nun ‘DON’u yine gündemde

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Demokrat Parti Genel Başkanı olduğu dönemde iç çamaşırı faturasını bile partisine ödettiği haberi yeniden gündeme geldi. Soylu'nun DP'nin başında 15 ayda 12 milyon lira harcadığı belirtiliyor...
 

Süleyman Soylu
nun
 ‘İç Çamaşırı Harcaması’ yeniden gündemde...
Son dönemde yaptığı açıklamalarla tüm muhalifleri hedef tahtasına koyan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski faaliyetleriyle de gündeme gelmeye devam ediyor...

Aydınlık  yazarı Rıza Zelyut, bugünkü köşe yazısında “Şimdilerde muhalefete karşı esip gürleyen… Eskiden bir partinin genel başkanı bile olan… İddiaya göre, kullandığı donun parasını bile partisine ödeten… Şimdi vatan kurtaran aslan havalarında konuşan… Siyasetçimiz kim olabilir?” ifadelerini kullandı.

Zelyut'un işaret ettiği isim İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olurken, Soylu'nun DP'nin başındayken iç çamaşırı parasını dahi partiye ödettiği açıklanmış, o dönem DP Genel Muhasibi Özden Özbilun, “İç çamaşırlarının parasını bile partiye ödettirdi, 15 ayda 12 milyon lira harcadı” demişti.

‘Allah ile Aldatma’ sürüyor!

Camide cemaate rejimi değiştiren başkanlık referandumuyla ilgili ‘evet’ şekeri dağıtıldı.

Camide ‘evet’ propagandası tam gaz

Nevşehir’deki Kurşunlu Camii’nde bugün cuma namazı çıkışı cemaate üzerinde ‘evet’ yazan şekerler dağıtıldı. 

Referandum kampanyasında billboardlar, meydanlar, caddeler, sokaklar ve kamu kurumlarından sonra camiler de propaganda alanına döndü. 

Nevşehir’deki Kurşunlu Camii’nde de bugün cuma çıkışı ‘evet’ şekeri dağıtıldı. Şekerden alanlar olurken bazıları referandumda ‘evet’, bazıları da ‘hayır’ oyu vereceğini söyledi.

Camide ‘evet’ şekerlerini kendisinin dağıttığını söyleyen bir dönem Tüm Emekçi Çalışanlar Sendikası (TEÇSEN) Şube Başkanı Levent Güneş, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine vatandaş olarak destek olmak için böyle bir girişimde bulunduk. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği üzere bizler elimizden geleni yapacağız” dedi.

AKP'den ‘vatan hainli 'evet’ pankartı

Diyarbakır’da AKP tarafından asılan bir afişte, “Her Evet, Şeyh Sait ve arkadaşlarına bir Fatiha’dır” yazıldı.


AKP'den, Diyarbakır’da

Şeyh Said'li referandum kampanyası

AKP Diyarbakır İl Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın 1 Nisan'daki ziyaret nedeniyle valiliğin karşısına üzerine “Her Evet Şeyh Sait ve arkadaşlarına bir Fatiha'dır” yazılı bir pankart astı.

Soruşturma açacak mısınız?"

"AKP'nin tek adam rejimi kurabilmek için her şeyi göze aldığını" söyleyen Çıray, şunları kaydetti:

“Hayır oyu verecekleri ‘terörist' ilan edecek kadar ileri gittiler. Şimdi bu anlayışın sahipleri Diyarbakır Valiliği karşısına Şeyh Sait'e saygılarını belirten bir pankart asmışlardır. İngilizlerle işbirliği yaparak Misak-ı Milli sınırlarımızda olan Musul'un elimizden çıkmasına neden olan, AKP İl Başkanlığı'nın astığı Şeyh Sait'e övgü pankartına katılıyor musunuz? 


Katılmıyorsanız AKP İl Başkanı'nı görevden almayı düşünüyor musunuz? 

Bir vatan hainine övgü pankartının valiliğin karşısına asılmasına izin veren Diyarbakır Valisi hakkında soruşturma açmayı düşünüyor musunuz?”

AKP'NİN BİLGİSİ YOKMUŞ

Diyarbakır'da valiliğin karşısına üzerine "Her Evet Şeyh Sait ve arkadaşlarına bir Fatiha'dır" yazılı pankart asılmasıyla ilgili AKP'den açıklama yapıldı. AKP Diyarbakır İl Başkanı Muhammed Akar, "Bilgimiz ve talimatımız dışında asıldı" dedi. Tepkilerden sonra pankart kaldırıldı.

“Devletin kapısını kimseye kapatamazlar”

Düzce Barosu tarafından Akçakoca ilçesinde düzenlenen konferansta konuşan TBB Başkanı Feyzioğlu, 16 Nisan’da halk oylamasına sunulacak anayasa değişikliği teklifi ile Türkiye’nin, küresel kuklacıların alet çantası olmasının planlandığını söyledi.
Feyzioğlu:
 Devletin kapısını kimseye kapatamazlar

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, “Şimdi söyleyeceğime dikkat buyurun. Bu anayasa, onlarca yıl görev yapması planlanan kim ise onun için yazılmıştır.

Çünkü iki dönem sınırı diye bir şey yoktur, yalandır. Buyursunlar gelsinler, ‘iki dönem sınırı vardır’ı ispatlasınlar” dedi. 

Feyzioğlu şöyle devam etti: “Eyalet adıyla bir kamu tüzel kişiliği, adı eyalet olmayan, içeriği eyalet olan bir kamu tüzel kişiliğinin varlığı, anayasada Türkiye’nin nereye taşınacağının işaretidir.

Ekonomik sıkıntıyla birlikte mevcut siyasi iktidarın mental yorgunluğu dikkate alınarak tüm bu zaaflardan yararlanıp, birisinin tek başına getirilip 30-40 yıl bu anasayla yönetmesi planlanmıştır. Bu söylediklerimiz o kadar ciddi ki; bunları söyleyen birilerinin, en azından Sayın Cumhurbaşkanı’nın davet edip ‘Dayanağın nedir?’diye sorması gerekir. Böyle bir iddiayı ortaya koyuyorsak devlet adamlığı ‘Dayanağın nedir?’ diye sormayı gerektirir.” Feyzioğlu, şunları kaydetti:

“Davet etsinler. Kapandığını söylediği kapı olsa olsa kendisinin evinin kapısı olabilir. Cumhurbaşkanlığı’nın ya da devletin kapısını kimseye kapayamazlar.


Davet etsinler, anayasanın arkasındaki küresel komployu Sayın Cumhurbaşkanı’mıza ve Sayın Başbakan’a olduğu gibi açıklamaya hazırız. Çünkü bizim devlet insanlığımız, milliyetçiliğimiz ve vatan severliğimiz bunu emreder.”


Yeniçağ

1 dakikada ‘HAYIR’

CHP İstanbul Milletvekili Engin 1 dakikada, partili Cumhurbaşkanlığının sakıncalarını böyle anlattı...


“Evet çıkarsa ülkemiz parti devletine dönüşür”
CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin ‘evet’ çıkması halinde ülkenin ne gibi bir durumla karşı karşıya kalcağını sosyal medya hesabından paylaştığı bir video ile anlattı. 


Yaklaşık 1 dakika süren videoda “Cumhurbaşkanı partili olursa, kendi partisine üye olanları öz evlat, diğer vatandaşlarımıza üvey evlat muamelesi yaparsa, yani güzel ülkemiz bir parti devletine dönüşürse, birliğimiz ve bütünlüğümüz nasıl sağlanır?” diyerek getirilmek istenen sistemin sorunlarına değinen Engin’in “GÜZEL ÜLKEMİZ PARTİ DEVLETİNE DÖNÜŞÜRSE, BİRLİK VE BÜTÜNLÜĞÜMÜZ NASIL SAĞLANIR?” sözleri ile yaptığı paylaşımı kısa sürede büyük beğeni topladı.

Polis, AKP’lilerle 'Evet' propagandası yaptı!

Şırnak’ın Silopi ilçesinde AKP’liler, polislerle birlikte “evet” broşürü dağıttı.
 
Polis, 'Evet' propagandası yaptı!
Cizre ilçesinin Nur Mahallesi’nde ise, AKP ilçe örgütü tarafından, yasak döneminde top atışları ile büyük hasar gördükten sonra boşaltılan Özel Botan Hastanesi binasına, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafının yer aldığı “evet” pankartı asıldı.

 abcgazete

“Ey Diyanet bunlara da bir fetva versene”

CHP Milletvekili Muharrem İnce, Diyanet İşleri Başkanlığı'na devlet imkanlarıyla propaganda yapılmasıyla ilgili fetva vermesi çağrısında bulunarak, "Ey Diyanet, sen görmüyor musun devletin uçağıyla 'evet' propagandası yapıyorlar. Onlara da bir fetva versene. Onlara da bir fetva ver." dedi. 


CHP'li İnce 

Diyanet'e seslendi:
 “Devletin uçağıyla 'evet' propagandası yapıyorlar,
 onlara da bir fetva versene”

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Karaman'da partisi tarafından düzenlenen mitingde konuşma yaptı.

.

Muharrem İnce, 16 Nisan'da yapılacak referandum için devletin imkanlarıyla 'evet' propagandası yapıldığını belirterek, Diyanet İşleri Başkanlığı'na fetva çağrısında bulundu.

İnce, şunları söyledi: "Ne ilginç bir ülkeyiz. Ne namuslu insanlarımız var. Ne düzgün insanlar var, bu Anadolu’da. Vatandaşın birisi devlet memuru, arkadaşlarıyla birlikte bir devlet dairesinde çalışıyorlar. Bir tane su ısıtıcı almışlar, su ısıtmak için. Şeker almışlar, çay almışlar, su almışlar. Ama devlet dairesinde, devletin elektriğini kullanarak çay demleyecekler.


 Acaba diyorlar böyle bir çay demlersek bu haram olur mu? Bu caiz midir? Diyanete soruyorlar, diyorlar ki, 'Ben devlet dairesinde memurum, burada çay demlesek, su ısıtsak devletin elektriğiyle caiz midir?' 

Diyanet fetva veriyor; caiz değildir diyor. O çayı içemezsin. Onlar da demlemiyorlar. Ey Diyanet, sen görmüyor musun devletin uçağıyla 'evet' propagandası yapıyorlar. Onlara da bir fetva versene. Onlara da bir fetva ver. Devletin örtülü ödeneği, devletin uçağı, devletin helikopteri, devletin parası, devletin TRT'si, biz o TRT'ye hepimiz para ödüyoruz."

'EY DİYANET, FETVAN YOK MU TRT'YE'

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın TRT'ye fetva vermesini isteyen İnce, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Elektrik faturalarının yüzde 2'si TRT payıdır. 'Evet' diyenler de, 'hayır' diyenler de her elektrik faturasından TRT'ye pay ödüyor. Peki TRT'de bizi görüyor musunuz. TRT'yi izlersen, Türkiye'nin yüzde 99'u 'evet' diyor. Bir tane 'hayır' propagandası yok. Bir araştırma yapmışlar 17 televizyon kanalı, 1-20 Mart arasında. O 20 günlük süreyi araştırmışlar. 


Cumhurbaşkanı ve AKP 500 saat konuşmuş. CHP kaç saat biliyor musunuz? 54 saat. Bu mu adalet, ey Diyanet, senin bir fetvan yok mu TRT'ye. Bu haramdır, bu günahtır, bu kul hakkıdır demeyecek misin. 

Herkese 4 parmağını gösteriyorsun. Tek vatan diyorsun, tek millet, tek bayrak sayıyorsun. Allah sana beş parmak vermiş. Beşinciyi de göster, beşinciyi. O beşinci de kul hakkı, kul hakkı."

İnce, yapılacak anayasa değişikliğiyle 18 yaşında milletvekilliğine seçilme maddesine değinerek, " 'Evet' dersen, zenginin çocuğu 18 yaşında milletvekili olacak, fakirin çocuğu, senin çocuğun 20 yaşında El-Bab'ta şehit olacak. Git 'evet' ver, o zaman git ver 'eveti'. Ne diyeyim ben sana" dedi.

AKP camiden sonra okullara da siyaseti soktu

Eğitim-İş Genel Başkanı Mehmet Balık, son günlerde ülke genelindeki çeşitli okullardaki öğrencilerin salonlara toplatılarak "evet" propagandası yapıldığını açıkladı.


AKP camilerden sonra

 okullara da siyaseti soktu

Eğitim-İş Genel Başkanı Mehmet  Balık, İlçe Milli Eğitim Müdürü'nün de katıldığı salonlarda öğrencilerle öğretmenlerin zorla götürülerek belediye Başkanı ve AK Parti İlçe başkanı tarafından "evet" propagandası yapıldığını söyledi. 


Balık, "Eğer öğrencilerimize zorla 'evet' veya 'hayır' propaganda çalışması içerisine girerseniz, bize ulaşan bilgileri de değerlendirerek tüm ülkede suç duyurusunda bulunacağız. Bu bizim varlık ya da yokluk sebebimizdir. Herkes 'evet', 'hayır' diyebilir" dedi.

Mehmet Balık, Şanlıurfa Birecik'te öğrencilerle öğretmenlerin katıldığı salonda yapılan propaganda görüntüsünü DHA ile paylaştı. Balık DHA'ya yaptığı açıklamada, "Son günlerde ülkenin genelinde elimize cok çeşitli görüntüler ulaşıyor, hayretler içerisinde kalırsınız" dediği açıklamasında şunları söyledi:


"Öğrencilerimiz salonlara toplanarak neden 'evet' demeleri gerektiği yönünde yoğun bir propagandaya maruz kalıyorlar. Ve bu propagandayı İlçe Milli Eğitim müdürleri, okul müdürleri başta olmak üzere yapıyorlar. 


Urfa'da, Birecik Belediye Başkanı, İlçe Milli Eğitim Müdürü ve AK Parti İlçe Başkanının bulunduğu çocukların bir salona doldurularak 'evet' demeleri yönünde ikna edilmeye çalışıldığı, itiraz eden çocuklara da şiddetle karşı çıkıldığı, bu çocuklara 'evet' broşürlerinin dağıtlıdığı, salonun içerisinde de 'evet' pankartlarının asıldığını görüntülerde görüyoruz" dedi.

"Şimdi devlet memurluğu bu kadar yozlaştırılırken, öğrencilerimizi bu kadar siyasallaştırılırken, nasıl ülkenin bütünlüğünden bahsedebileceğiz. Nasıl çocuklarımızın tarafsız, demokratik eğitim almasından bahsedebileceğiz. İşte önümüzdeki referandumun sonuçları şimdiden ortaya çıkıyor. Eğer referandumda 'evet' oyu çıkarsa, çocuklarımızın başına gelecek olay net olarak ortaya çıkıyor. 


Biz Eğitim-iş Sendikası olarak diyoruz ki; okullarımızdan siyaset elini çeksin. Çocuklarımıza bilimsel, laik, demokratik eğitim verilsin. Yandaş siyasi eğitimler çocuklarımıza aktarılmasın. Herhangi bir siyasi parti propagandası çocuklarımıza işlenilmesin. 

Siyasi parti propagandası işleyenleri Eğitim-İş Sendikası olarak kesinlikle mahkemeye vereceğiz ve kanunun gereğini yapmasını isteyeceğiz. Buradan İlçe Milli Eğitim Müdürlerini, okul müdürlerini, tüm yöneticileri uyarıyorum. 

Eğer öğrencilerimize zorla 'evet' veya 'hayır' propaganda çalışması içerisine girerseniz, bize ulaşan bilgileri de değerlendirerek tüm ülkede suç duyurusunda bulunacağız. Bu bizim varlık ya da yokluk sebebimizdir. Herkes 'evet', 'hayır' diyebilir, ama bunun siyasi malzeme olarak okullarda kullanılması ve devlet memurlarının öncülüğünde yapılması suçtur. 

Savcıların da suçun gereğini yapacaklarını düşünüyorum. Tabi bağımsız yargı ve bağımsız tarafsız savcı var ise gereği mutlaka yapılacaktır" dedi.

Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Mehmet Balık, Nevşehir'in Acıgöl İlçesi'nde Ak Parti'li Belediye Başkanı, Ak Parti Acıgöl İlçe Başkanı tarafından İmam Hatip Lisesi, Acıgöl Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Damat İbrahim Paşa Anadolu Lisesi'nde eğitim gören öğrencilerle öğretmenlerin toplanarak, öğrencilerin isteği dışında 'evet' propagandası yapıldığını açıkladı. 


Balık, aynı şekilde bir süre önce Manisa'nın Dündar Çiloğlu Anadolu Lisesi idaresince öğrencilerin 'seminer var' denilerek 'Yeni Nesil Anayasa' konulu panele götürüldüğünü de hatırlattı. 

Balık, Evet propagandasının Şanlıurfa'nın Birecik ilçe belediyesinin de 21-22 Mart tarihlerinde gerçekleştirdiği ve Belediye Başkanı, AK Parti İlçe Başkanı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün de katıldığı toplantıya ilçedeki 12. sınıf öğrencilerinin istekleri dışında götürülerek 'evet' propagandası yapıldığını öne sürdü.

Birecik'deki bir salonda 'evet' propagandası yapılan öğrencilerden biri ayağa kalkıp, "Konuşmanızda, eğer 'hayır' oyu çıkarsa, terörün daha da zirveye ulaşacağını söylediniz. Bu sizin fikriniz ve siz bir yönetici olarak bu fikre ve soruna ülkenin menfaati için çözüm üretmek zorundasınız. Pek evet çıktığı zaman başkanlık gelecek. Teröre engel olacağınızı söylüyorsunuz. Ama şu anda yine de zirvede olan sizsiniz. Peki şu an neden engel olmuyorsunuz? diye sordu. 


Salonda bulunan konuşmacı ise, "Terör bitme noktasında. Bunu görmeniz lazım. Şimdi bir sene önceki terörün zirvesiyle şu andaki terör aynı noktada mı arkadaşlar?. Devlet Güçlü. Evet çıkarsa terör biter diyoruz" dedi.


Salonda bulunan bir öğrenci ise, "Yaklaşık bir saattir buradasınız. Bize sadece 'evet' denmesini ve neden 'evet' denmesi gerektiğini söylediniz. Peki bize neden sadece doğru taraflarını gösteriyorsunuz. Ama neden kötü taraflarını söylemiyorsunuz. Bu işin kötü tarafları da var. Bunları neden dile getirmiyorsunuz" dedi. Öğrencinin bu sorusuna ise konuşmacı şu karşılığı verdi: "Dikkatli dinlediysen eğer, 'hayır'ın ne sonuçlar doğuracağını da söyledim. Yani kaos olacak, terör bitmeyecek dedim. Bunlar bu ülkenin gelişiminin önünü kapatacak dedim. Ben bunları söylerken artısıyla, eksisiyle söyledim" diye cevap verdi.

AKP'li 'YELİZ ' fena halde çuvalladı

'Yeliz' takma adıyla Twitter hesabı kullandığı ortaya çıkınca Meclis'te alay konusu olan AKP'li Çamlı, büyük bir gafa imza atarak CHP'yi iktidar, AKP'yi muhalefet sandı. Çamlı, Türkiye'de 15 yıldır araba üretilmemesinin hesabını Kılıçdaroğlu'na sordu...

AKP'li vekil Çamlı'dan canlı yayında büyük gaf

AKP’li Ahmet Hamdi Çamlı’nın Ülke TV’de Mustafa Yıldız isimli sunucuya konuk olduğu bir program, sosyal medyada gündem oldu...

 
 Çamlı, canlı yayınlanan programda Almanya-Türkiye kıyaslaması yaparken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na “Daha araba yapamadık. Utanmıyor muyuz, sıkılmıyor muyuz?” diye sordu.

 
Sayfa Başına Dön